Domuz gribi nedir?
Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa
yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de
görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.
Bu yeni H1N1 virüsü neden” domuz gribi olarak adlandırılmaktadır?
Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen
grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs
insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.
Domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşıcı mıdır?
Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir.
Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?
Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar:
Ateş,
Öksürük,
Boğaz ağrısı,
Yaygın vücut ağrısı,
Baş ağrısı,
Üşüme ve
Yorgunluk
gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir.
Domuz gribi (A/H1N1) nasıl bulaşmaktadır?
Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı
düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma
yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan
sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir.
Sulardan domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşabilir mi?
İçme, kullanma ve havuz sularıyla bulaşma gösterilmemiştir.
Domuz gribini tedavi eden ilaçlar var mıdır?
Evet. Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor
kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar doktor
tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.
Hastalığa yakalanan kişiler ne kadar süreyle bulaştırıcıdır?
Kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar.
Daha çok hangi yüzeyler bulaşma kaynağıdır?
Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya
yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün
bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya
burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar
süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği
gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu
yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller
yıkanmalıdır.
Ev ve eşyaların temizliğinde nelere dikkat etmek gerekir?
Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı
kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük
temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük
kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit,
iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir.
Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak
yıkanmasına gerek yoktur. Ancak, bu eşyalar yıkanmadan başkası
tarafından kullanılmamalıdır. Bu çarşaflar mümkün olduğunca elle temas
edilmeden taşınmalı ve yıkanmalıdır. Hastanın çarşafları, çamaşırları
değiştirildikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır.
Hastaya ait kap kacak ya bulaşık makinesinde ya da elde deterjan
kullanılarak yıkanmalıdır.
Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim?
Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum
yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz:
- Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız.
- Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir.
- Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız.
- Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz.
- Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz.
- Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.
Hastalıktan korunmak için ellerimi nasıl yıkamalıyım?
Ellerinizi 15-20 saniye süreyle su ve sabunla yıkamalısınız.
Su ve sabuna ulaşamadığınız yerlerde alkol içeren el antiseptikleri
kullanabilirsiniz.
Hastalanırsam ne yapmalıyım?
Domuz gribi şüpheli bir kişi ile temastan sonraki 7 gün içinde
kendinizde yukarıda sıralanan hastalık belirtileri olduğunu
hissederseniz hemen bir doktora başvurmalısınız. Doktorunuz herhangi
bir teste ya da tedaviye ihtiyacınızın olup olmadığına karar verecektir.
Eğer hastalandıysanız veya hastalık belirtilerini gösteriyorsanız evde
istirahat ediniz ve çevrenizdeki kişilerden de onlara bulaştırmamak
için uzak durunuz.
Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?
Zor nefes almak veya nefes darlığı
Bilinç bulanıklığı
Sık ve uzun süreli kusma
Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?
Hızlı veya zor nefes alma
Vücutta solgunluk ya da morarma
Beslenememe
Uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil
Huzursuzluk
Ateşle beraber döküntü görülmesi
Vücudumuzun içinde bağışıklık sistemi adı verilen şaşırtıcı ve bir o kadar da ilginç savunma mekanizması vardır. Bağışıklık sistemi insanoğlunu mikrop diye tanımlanan, enfeksiyona yol açabilen virus, bakteri, mantar ve parazit gibi mikrororganizmaların zarar verici etkilerine karşı korur.
İnsan vücudu çevresinde bulunan çok sayıdaki mikrobun saldırısına uğrar ve bu organizmalar vücudumuza girebilmek için uğraş verir. Sağlıklı bir vücut; karşılaştığı hastalık etkenleriyle ve yabancı maddelerle çoğunlukla çaktırmadan başeder. Mikroplarla başedemediğimiz durumlarda da hasta oluruz.
Bağışıklık sisteminin görevi de; öncelikle bu organizmaların vücuda girmelerini engellemek veya girer ise vücuda girdikleri yerde yutmak, yayılmalarını engellemek ya da geciktirmektir. Bağışıklık sistemi bu görevlerini, yaşam süresi boyunca sürdürür ancak bazı koşullarda bağışıklık sistemi zayıflar.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZ ZAYIFLADIĞINDA ;
- Vücudun infeksiyonlara karşı direncini azaltır.
- Üst solunum yolu infeksiyonlarına yakalanma riskini 3-5 misli artırır.
- Kanser ve ülserin görülme sıklığında artışa neden olur.
- Baş, omuz ve sırt ağrılarına neden olabilir.
- Kalp krizi riskini artırır.
- Kronik yorgunluk sendromuna neden olabilir.
- Metabolizmayı bozarak yaşlanma sürecini hızlandırabilir.
- Enfeksiyonların
şiddetini azaltacaktır. Böylelikle özellikle savunma hücreleri henüz
tam gelişmeyen bebeklerin, mikrop taşıyan diğer çocuklarla temasın
fazla olduğu okul çağındaki çocukların, ve bağışıklık azalmaya
başladığı için yaşlıların enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskini
azaltacaktır.
- Soğuk algınlığı, nezle ve diğer enfeksiyonlara yakalanma olasılığını azaltacaktır.
- Kanser hücrelerinin yok edilmesini en yüksek seviyeye çıkaracaktır.
- Canlılığı azaltan toksik kimyasalların birikmesini önleyerek enerji düzeylerini artıracaktır.
- Vücudu çevredeki radyasyon ve kirlerden koruyacaktır.
- Yaşlanma sürecini yavaşlatacaktır.
- Sağlıklı beslenme
- Spor
- Bitkisel ürünler
- Vitamin ve mineraller
- Omega 3 yağ asitleri
- Doğal immunositimulanlar











